Aşağıdakilerden hangisi, Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan ve dil konularındaki görüşlerinden biri değildir?
Türk dilini, bu edebiyat zalimlerinin ellerinden kurtararak halka kendi diliyle faydasına yarayacak şeyler yazacak, memleketimizde okumak muhabbetini uyandırmaya çalışacağız.
Lisanımız kendi kendine zaman içerisinde Türkçeleşecek ve klişe terkiplerden kurtulacaktır.
Müşterek bir lisanı olmayan millet, rabıtasız sürüler sayılır. Lisan en kavi bir bağdır.
Kendi düşündüklerimizi halkın, yani milletin lisanıyla yazalım ve İstanbul Türkçesini bütün Türklüğün edebî lisanı yapalım.
İstanbul Türkçesi, İstanbul'da yerli Türk hanımlarının konuştuğu tabii ve sade Türkçedir.